Ulusal ve Uluslararası kamuoyu acil olarak harekete geçilmeli

Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a karşı İmralı cezaevinde 2015 yılından itibaren uygulanan mutlak tecrit uygulamasının kaldırılması için Demokratik Toplum Kongresi Eşbaşkanı Sayın Leyla Güven’in başlattığı açlık grevi eylemi 174. gününde, Strasbourg’da bir grup siyasetçinin açlık grevi eylemi 135, Erbil’de siyasetçi Nasır Yağız’ın eylemi 161, cezaevlerinde binlerce tutsağın başlattığı açlık grevi eylemi 136. gününde. TC devleti ve hükümeti sorunun çözümü için adım atmadığı için devam etmektedir.

Yine bilindiği üzere, değişik cezaevlerinde bulunan binlerce Tutsak devletin duyarsızlığını protesto etmek, kamuoyunu harekete geçirmek amacıyla yaşamlarına son vermişlerdir.”

‘TOPLU ÖLÜMLERLE KARŞILAŞILABİLİR’ UYARISI!

Açıklamada şu ifadelere de yer verildi:

“Devletin bu duyarsızlığı ve sorunun çözümüne ilişkin adım atmaması karşısında değişim cezaevlerinde bulunan 15 tutsak 136 gündür sürdürdükleri açlık grevi eylemini  ölüm orucu eylemine dönüştürme kararı almışlardır.

Açlık grevi eyleminin geldiği aşama artık kritik aşamayı da aşan, her an toplu ölümlerle karşılaşması gerçeği ile karşı karşıya olduğumuz yeni bir aşamadır.

‘SESSİZLİĞİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL’

Bu gerçek karşısında kamuoyunun, aydınların, demokratik kurumların hukuk ve insan hakları örgütlerinin sessizliğini anlamak mümkün değildir. Yapılan cılız açıklamalar hükümetin adım atmasını zorlayacak bir kamuoyu baskısına dönüşmekten uzaktır.

Bu nedenle, ölümlerin olmaması için zamanla yarışıldığı bilinci ve sorumluluğu ile harekete geçmek, TC devleti ve AKP hükümetini kendi anayasasının ve yasalarının emrettiği uygulamaları ACİL olarak başlatarak tecridi sonlandırması için seslerini yükseltme, tutsak ailelerinin çığlıklarını duymak ve onlarla dayanışmak insani,ahlaki ve vicdani bir görev ve sorumluluk olarak her kişi ve kurumun görevidir. Bilinmelidir ki, bu gün bu görev ve sorumluluktan kaçanlar, insanlık ve tarihle de yüzleşemeyecekler.

‘AVRUPA DA ACİL OLARAK HAREKETE GEÇMELİ’

Açlık grevi eyleminin ölüm orucuna dönüştürüldüğü gerçeği, CPT, Avrupa Konseyi, Avrupa Parlamentosu, uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarının da ACİL olarak harekete geçmesini, TC hükümetini adım atmaya zorlamasını gerektirmektedir.

Ölüm orucu eylemi, halkımız ve kurumlarımız başta olmak üzere bütün ulusal ve uluslararası kamuoyunun harekete geçmesi için acil bir çağrı olarak algılanmalıdır.

Bu nedenle, kamuoyu ve demokratik tüm kurumları bir kez daha  acil olarak harekete geçmeye çağırıyoruz.

Cumhurbaşkanı başta olmak üzere AKP hükümetine açlık grevi eylemcilerinin son derece hukuki, meşru, insani ve ahlaki talepleri karşısındaki bu duyarsızlığına son vermesi, tecridi sonlandırarak, ölümlerin önüne geçmesi çağrımızı bir kez daha yapıyoruz.”