Paris Katliamını unutturamayacaksınız!

Kapitalist-emperyalist sömürgeci sistemin tüm Ortadoğu’yu  ve Ortadoğu halklarını içine soktuğu savaş, toplum ve doğaya yönelik büyük katliamlar, göçler ve telafisi mümkün olmayan yıkımlarla her gün biraz daha büyüyerek ve derinleşerek devam etmektedir.

Kapitalist-emperyalist sistemin yarattığı  yıkım politikaları ve uygulamalarına karşı Kürdistan Özgürlük Hareketi tüm Ortadoğu halklarının özgürlük, eşitlik, adalet ve demokrasi umudu olarak doğmuş, yol gösterici ve aydınlatıcı  olmuştur.

Tüm Ortadoğu halklarının özgürlük meşalesi haline gelen Kürdistan özgürlük
Hareketi, en başından itibaren uluslararası emperyal  ve bölge sömürgeci güçlerinin hedefi haline gelmiştir. Uluslararası ve bölgesel emperyalist-sömürgeci güçlerin ortak yürüttükleri operasyon ve komplolarla  Özgürlük Hareketi tasfiye edilmek istenmiştir.

Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen 9 Ekim Uluslararası komplosunun bir devamı olarak, 9 Ocak 2013 te Paris komplosu ve katliamı gerçekleştirilmiştir.

Kürdistan Özgürlük Hareketinin Öncü kadınlarından büyük Kadın Devrimci Sakine CANSIZ(Sara), iki kadın yoldaşı  Fidan DOĞAN (Rojbin) ve Leyla  SÖYLEMEZ (Ronahi) ile birlikte 9 Ocak 2013’te Paris’te Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından katledildiler.

Üç Kürt Öncü Kadın devrimcinin Avrupa başkenti Paris’te katledilmesi olayının uluslararası güçlerin bilgisi, onayı ve himayesi olmadan gerçekleşmesinin mümkün olmadığı açıktır.

Paris Katliamının amaç ve hedefi çok boyutludur.  Sakine CANSIZ’ın  Kürdistan özgürlük Hareketinin  kurucularından olması; Kürdistan Kadınının özgürlük Hareketinin tüm gelişim süreçlerindeki öncü pozisyonu ve  Kürdistan kadınının erkek egemen aklına ve ata-erkil sisteme karşı toplumsallaşarak özgürleşmenin ve  alternatif çağdaş-demokratik-özgürlükçü bir sistemin kurulmasının umudu haline gelmesi gerçeği Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’i tetikçiliğini Türkiye Cumhuriyeti devletinin yaptığı Uluslararası güçlerin hedefi haline getirmiştir.

Paris katliamı davası  zamana yayılarak üstü örtülmeye, uluslararası güçler tarafından evrensel bir hukuk cinayeti işlenmeye çalışılmaktadır.

Uluslararası toplum, Paris katliamının planlayıcılarını ve uygulayıcılarını  hesap vermekten kurtaracak bu hukuk cinayetinin işlenmesine izin vermemeli, sessiz kalmamalıdır.

Paris katliamını gerçekleştiren Türkiye Cumhuriyeti devleti başta olmak üzere, katliamda sorumluluğu olan tüm uluslararası güçlerin tarih ve insanlık karşısında mutlaka mahkum olacağına ve hesap vereceklerine olan inancımız -irademiz son derece güçlüdür.

Yine, Sakine Cansız’ların ardılları olan Seve Demir, Pakize Nayır ve Fatma Uyar  4 Ocak 2016’da aynı amaçla Cizre’de katledildiler.

Sakine, Fidan, Leyla, Seve, Pakize ve Fatma yoldaşlarımızı şehadetlerinin yıl dönümünde bir kez daha saygıyla anıyor; onların mücadeleci, direnişçi ve öncü kişiliklerinden aldığımız güçle özgürlük mücadelemizi mutlaka zaferle taçlandıracağız.

-9 OCAK PARİS KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURAMAYACAKSINIZ  !

-KATLİAMIN SORUMLULARI TARİH, İNSANLIK VE EVRENSEL HUKUK KARŞISINDA  HESAP VERMEKTEN ASLA KAÇAMAYACAKTIR !

9  OCAK 2020

DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİ