KÜRDİSTAN ve DÜNYA HALKLARINA, TÜM KAMUOYUNA ÇAĞRIMIZDIR

Kapitalist Dünya Sistemi doğayı, toplumu ve bireyi tehdit etmeye devam ediyor. Bu politikalarını mevcut üretim sistemi başta olmak üzere silah ve savaş endüstrileri ve standart ulus devlet modeli gibi aygıtlarla yapmaktadır. Sistemin temel hedefi, herkesin eşit ve özgür yaşabileceği barış toplumu yerine hiyerarşik ve bencil ve bir savaş toplumu inşa etmektir. Doğa felaketleri, gıda, su, açlık, yoksulluk, göçmen ve mülteci krizleriyle sistem kendisini yeniden onarmak ve ayakta tutmak istese de mevcut haliyle bunu başarması artık mümkün görünmemektedir.

Tüm dünya, bugün sistemin temel çelişkilerinin yarattığı, tüm insanların yaşamını tehdit eden ve bilimsel olarak kanıtlanmış “Koronavirüs”ü salgınıyla karşı karşıyadır. Bu tehditle mücadele etmek için henüz bilimsel olarak kabul görmüş bir tedavi yöntemi bulunmuş değildir. Hem dünya sağlık örgütü hem de yerel sağlık kuruluşları mevcut tehlikenin kontrol altına alınmadığını ve büyüyerek devam edeceğini öngörmektedir.

Tehdit ile baş etmek için bilimsel bir çözümün olmaması, salgının kapsamı, ciddiyeti ve bu konudaki doğru ve zamanında bilgilendirmenin yetersizliği bizi sorumluluk almaya itmektedir. Dil, din, ırk, inanç, etnisite, ideolojik-politik tutum gibi ayırımları yapmaksızın yaşamı tehdit eden bu tehlikeye karşı gerekli tedbirleri almak, tüm insanlık ve halkımız için neler yapabileceğimizi konuşmak, bizim için her krizde olduğu gibi bu krizde de temel bir görev haline gelmiştir.

Bizler de siyasi partilerimiz, sağlıkçılarımız ve STK’larımızla yaptığımız görüşmelerden sonra ortak bir irade ile korona virüsünün tüm toplumun bünyesini tehdit eden bir salgın olmasından dolayı “kırmızı alarm” kararını aldık. Bu kararla birlikte krizi yönetmek için DTK öncülüğünde bir kriz merkezini kurduk.

Bu nedenle toplum sağlığına olan duyarlılığımızın ilk pratik adımı, Kürt halkının her koşulda kutladığı Newroz Bayramının iptal edilmesiydi. Bunun dışında halkımızı salgının yatacağı riskler karşısında acil bir şekilde kendi önlemini alması gerektiği açıktır. Bu anlamda “İnsanlığın ihtiyaç duyduğu başka bir dünya mümkündür” demek için kimi çağrılarımızı kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz.

Halkımıza Çağrımızdır!

“Evinde Kalmak” korunmanın ilk kuralıdır. En sağlıklı, ekonomik ve sade tedbir budur. Onun için tüm halkımızı acil ve zorunlu durumlar dışında evlerinden çıkmamaya çağırıyoruz. Toplumla temasımızı kaybetmemeye, anne, baba, kardeş ve akraba olarak bağlılığın yollarını geçici olarak değiştirmeye çağırıyoruz. Tarihin en misafirperver ve en sıcak halkından bunu isterken ne kadar zorlandığımızı bilmenizi istiyoruz.

Evinden çıkmak zorunda kalan insanlarımız “sosyal mesafeyi” korumalıdır. Zorunlu olarak dışarıda olan sağlık emekçileri, işçiler, esnaflarımız ve gündelik ihtiyacı için dışarıya çıkan herkes iletişim kurduğu kişi ile arasında “en az bir metrelik mesafe” bırakmalıdır.

“Ellerin yıkanması” hayati düzeydedir. Evde ve dışarıda olan tüm insanlarımızın yapacağı en sade hijyen pratiği ellerin sürekli yıkanmasıdır. Bu nedenle ellerin yıkanması en sağlıklı ve en sık yapılması gereken tedbirlerden biridir.

Halkımızın her türlü kör bilgiye dayanarak değil, sağlıklı kaynaklardan “bilgilenmesi ve bilgilendirilmesi “zorunludur. Bu konuda kriz masamız gerekli durumlarda bilgilendirmeler yapacaktır.

“Dayanışmanın” birçok deneyimini yaşamış olan halkımızı binalarda ve mahallelerde dini, dili, ırkı ve siyasi kimlik gibi ayırımları bir kenara bırakarak ihtiyacı olan herkesle dayanışma içinde olmaya davet ediyoruz.

Sağlık tedbirlerinden biri olası kentleri kapsayacak karantina uygulamalarına karşı halkımız “makul ölçülerde” gıda vb tedbirlerini şimdiden almalıdır. Bu tedbirler insanları paniğe sürüklemeden sağduyu ile yapılmalıdır. Halkın yoksul kesimlerine yönelik kriz merkezimizin şimdiden kimi hazırlıkları olduğunu halkımızın bilmesini isteriz.

“Yaşlılar” en büyük risk grubudur. Yaşlılarımız bizim hafızamızdır. Dünyada ötekileştirilen ancak Kürt toplumunda saygın bir yeri olan yaşlılarımızı korumaya, sahiplenmeye, tek başına yaşayan ve gündelik ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan yaşlılarla iletişimde olmaya davet ediyoruz.

Kentler, bilindiği üzere modern çağın mikropları için kaçınılmaz bir mekandır. Halkımızın köy yaşamına dönük alternatifleri varsa kendilerini ve köydeki mevcut yaşamı riske atmadan köyde ikamet etmeyi tercih etmelerini öneriyoruz.

Hükümete çağrımızdır!

Tüm insanlığın sağlık sorunu yaşadığı bir dönemde elbette siyasi kaprisleri bir yana bırakmak ve sadece insan sağlığına odaklanmak gerektiğinin bilincindeyiz. Öncelikle siyasi iktidarı bu süreçte bu bilinçle hareket etmeye, hamasetten uzak, şeffaf ve toplumcu bir pratiğe davet ediyoruz.

İktidarın bu süreçte toplum sağlığını riske atacak politikalarını yıkıcı değil onarıcı ve düzeltici bir dille eleştirmekten çekinmeyeceğiz. Bu konuda tedbirleri kolaylaştıracak önerilerimizi zaman zaman yapacağız. İktidarın bu konuda herkesin önerilerini dikkate almasında fayda var.

Cezaevlerinde on binlerce çocuk, kadın, yaşlı ve bakıma muhtaç binlerce hasta tutsak var. Onları tahliye etmek sağlıklı adımlardan biri olacaktır. İktidar daha fazla risk almadan birçok ülkede olduğu gibi bir an önce hasta, yaşlı, hamile tutsakları tahliye etmek için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Su, elektrik ve sağlık gibi hizmetler ve temizlik maddelerinin salgın kontrol altına alınıncaya kadar ücretsiz olması için Hükümeti bu konuda karar almaya çağırıyoruz.

Binlerce insanımızın ve esnafımızın bankalara olan ödemelerinin bu süreç boyunca ertelenmesi kararını almaya çağırıyoruz.

Özel hastanelerin bir an önce geçici bir süreyle kamusal hizmete açılması için gerekli düzenlemeleri yapmaya çağırıyoruz.

Halkın bu dönemde en şeffaf şekilde tedirgin etmeden bilgilendirmeye ve halkın kafasında oluşan şüpheleri gidermeye çağırıyoruz.

Bizler de oluşturduğumuz kriz masası ile sorumluluk almış bulunmaktayız. Kriz boyunca toplum sağlığı için ilgili her kurumla dayanışma içinde olmaya, eşgüdümle çalışmalar yapmaya açık olduğumuzu belirtmek isteriz. Toplum adına, halk adına ve daha sağlıklı bir dünya adına bu işin bir öznesi olduğumuzu tüm halkımıza ve kamuoyuna deklere ediyoruz.

Bu kriz merkezinin dışında ayrıca il-İlçelerimizde de siyasi partilerimiz, belediyelerimiz  ve STK’ların içinde olduğu kriz merkezleri acil bir şekilde kurulacaktır. Ayrıca mahalle ve köylerde de dayanışma ağları kurulacaktır.

Yerel yönetimlerimiz ve kriz merkezlerimiz makûl ölçülerde imkan ve olanaklarını zorlayarak toplumsal tüm ihtiyaçları karşılamak için çalışmalarını sürdürmekte ve tetiktedir.

Sosyal ağlar üzerinden kimi çalışmalar yürütülecektir.

Çalışmalarımız ile ilgili peyder pey açıklamalar yapılacaktır.

Ne yaşlıyı ne genci bu salgına kurban etmek istemiyoruz. Halkımızı yine yapılan çağrılara uymaya davet ediyoruz. Hükümeti bu konuda gerekli adımların hemen atılması için hareket etmeye çağırıyoruz. Demokratik kitle örgütlerini, duyarlılık sahibi tüm kurum ve kuruluşları bu süreçte rollerini oynamaya davet ediyoruz.

Dayanışmanın, bilimin ve sağduyunun bizi sadece koronadan değil birçok tehlikeden kurtaracağına inanıyoruz. Corona virüsü bilimsel olarak kontrol altına alınıncaya kadar yüreğimiz dünyanın her yerinde aynı atacak! Dayanışmamız, sözlerimiz, sesimiz ve aklımız bu tehlikeyi karşılamaya yetecek.

Ani durumlarda ulaşılabilecek telefon ve Whatsap numarası:

0552 48618 20

Kriz Masası