Hava saldırısını şiddetle kınıyoruz

BASINA VE KAMUOYUNA

Dün gece yarısından itibaren başta BM mülteci kampı statüsünde olan Mahmur Kampı olmak üzere birçok Kürt yerleşim yeri Türkiye uçakları tarafından bombalandı. Bilindiği üzere binlerce insanın yaşadığı Mahmur Kampı Türkiye’nin baskılarından dolayı Irak Kürdistan’ına geçmek zorunda kalan Türkiye’li Kürtler’in yaşadığı bir kamptır.

Bu saldırılardan da anlaşıldığı gibi hergün eriyen AKP Kürtlere saldırmayı bir kurtuluş yolu olarak seçmiştir. 7 Haziran yenilgisinden beri savaşla ayakta kalan AKP bu seçeneğinden dolayı da kaybedeceği kesindir. Bütün mesele Kürtlere biraz daha vurarak kendilerini yargılanmaktan kurtarmaktır. Türkiye halkları AKP’nin savaşın arkasına gizlenen bireysel çıkarları görmelidir. Savaş bir bahanedir.

Bir diğer mesele HDP’nin demokrasi yürüyüşünü boşa çıkarma ve provaka etme isteğidir. Yürüyüşün başladığı güne denk getirilmesi kimin savaştan ve ölümden, kim barıştan ve yaşamdan yana olduğunu göstermektedir. Bu anlamda ne pahasına olursa olsun HDP’nin Demokrasi yürüyüşü amacına ulaşana kadar sürmelidir.

Tarih tekerrür ediyor. Yıllardır aynı tekniklerle aynı sonuçlar alınmaya çalışılıyor. Fakat dönüp dolaşıp aynı noktaya geliniyor. Kürt halkının dört parça Kürdistan’da asla vazgeçemeyeceği hakları var. Yıllardır bu hakların verilmemesi için her türlü çirkin yola başvuruluyor. Ancak yıllardır devam eden savaş gerçeği bu hakları daha da evrensel bir noktaya taşıdı.

Bu bağlamda AKP’nin savaş ve ölümü makinesi haline geldiği, kendini ayakta tutmak için her türlü çirkefliği yapabileceği bir kez daha ortaya çıkmıştır. BM statüsünde olan mülteci kamplarını ve sivil yerleşim yerlerini bombalamak suçtur. Fakat AKP açısından Türkiye’nin ilerde uluslararası kamuoyundan ne ile şuçlanacağının hiçbir önemi yoktur. AKP için önemli olan bir gün daha ömrünü uzatabilmektir.

Tüm dünya halklarını, Demokratik kitle örgütlerini ve uluslarası kamuoyunu AKP ‘nin Kürt halkı üzerinde içerde ve dışarda uyguladığı faşizm karşısında sessiz kalmamaya davet ediyoruz. Kürt halkı bu savaş ve faşizm çığırtkanlığına karşı birliğini oluşturmalı ve sesini demokratik ve meşru yollardan yükseltmelidir. AKP’nin istediği kaos, gerilim ve savaştır. Tüm Kürtler AKP’nin gerçek yüzünü görmeli ve ona göre konum almalıdır. Ona karşı biz de Kürt halkının siyasi taleplerini gerçekleşmesi için savaş çığırtkanlığına karşı barış ve demokrasi talebinden asla vazgeçmeyeceğiz.
Kamuoyuna Saygıyla

15.06.2020

DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİ