DTK: Halkımızı evini, ekmeğini, suyunu paylaşmaya çağırıyoruz

Suriye’nin Kuzeydoğu’suna yapılan  askeri müdahale ile başlayan savaş ve işgal süreci, sınırların her iki tarafında yaşayan halkları büyük bir İnsanlık Dramı ile karşı karşıya bırakmaktadır. Savaşın genişlemesi ve büyümesi  coğrafyamızın  ekolojik olarak talan edilmesine, ekonomik olarak sömürülmesine ve toplumsal olarak da parçalanmasına neden olmaktadır.

Ancak savaşın tüm dünyada yarattığı negatif sonuçlara ve reaksiyonlara rağmen çatışmalar şiddetli bir biçimde devam etmektedir. Hala devam eden çatışmalarda yüzlerce  sivil yaşamını yitirmiş  ve yüzbinlerce insan yerini yurdunu terk  etmekte zorunda kalmıştır.

Suriye’nin Kuzeydoğu’sunda devam eden savaş ve işgalin yarattığı insanlık dışı sonuçları önlemenin en gerçekçi ve kalıcı yolu, savaşın bir an önce durdurulması  ve  sorunların diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesinden geçer. Bu nedenle ulusal ve uluslarası kurum  ve kuruluşları bir kez daha acil bir şekilde savaşı durdurmak ve insani felaketlerin önüne geçmek için harekete geçmeye çağırıyoruz.

Savaş ile birlikte başlayan göç ve mültecileşme  sorunu çocukların ve kadınların hayatlarını adeta cehenneme çevirmektedir. Barınma ve beslenme gibi temel insani ihtiyaçlar karşılanmadığı gibi çocukların yaşadığı travma, kadınların geleneksel şiddettin yanısıra savaşın yarattığı şiddeti ve olası riskleri yüklenmek zorunda kalması  uluslarası düzeyde büyük bir dayanışmanın zorunluluğuna işaret etmektedir.

İnsani felaketleri önlemek için bir taraftan savaşın durdurulması, diğer taraftan savaştan kaynaklı devam eden göçün sonucunda  temel insani ihtiyaçların karşılanması gerekiyor. Sınırın her iki tarafında mevcut sorunları çözmek için çeşitli kriz masaları oluşturulmuş durumda. Bütün duyarlı kesimler,  Halklarımızla dayanışma içinde olmak için bu kriz masalarına başvurabilirler. Aynı zamanda göçe maruz kalan halklarımızın da bu kriz masaları ile bir şekilde iletişime geçmeleri  sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır.

Elbette Halklarımızla dayanışmanın yolu sadece kriz masaları değildir. Evlerimizi, mahallerimizi ve köylerimizi birer dayanışma mekanı haline getirmeliyiz. Daha önce de yüzbinlerce insanı misafir eden halkımızın bu konuda duyarlılığından ve fedakarlığından şüphemiz yoktur. Bu anlamda  herkesi  evinin kapısını açık tutmaya ,ekmeğini ve suyunu paylaşmaya  davet ediyoruz.

Ulusal ve uluslarası kamuoyunu öncelikle savaşı durdurmak için harekete geçmeye; Ulusal ve uluslarası toplumu ve halklarımızı da evini, ekmeğini ve suyunu paylaşmaya , insani felaketleri önlemek için oluşan kriz merkezleri üzerinden halklarımızla dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Savaş herkesin sorunudur .Savaşı durdurmak ve  insani felaketleri önlemek bizim elimizde.

Not:  Amed, Nusaybin, Ceylanpınar, Urfa ve Batman’da kriz masaları oluştulmuştur. Kriz masaları ile ilgili iletişim her yerelin HDP ile ve ilçe teşkilatları üzerinden yapılacaktır.

Demokratik Toplum Kongresi