Dersim Soykırımdır

BASINA VE KAMUOYUNA

Dersim Katliam’ı ulus devletin kurulması ile başlayan soykırım ve asimilasyon politikalarının en kanlı aşamalarından biridir. Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Dersim Katliam’ı aşama aşama planlandı. Tutulan raporların çoğunda Dersim’in gittikçe Kürtleştiği ve bir ameliyat yapılması gerektiği bir çok kez önerilmişti. Dersim’inTunceli olarak ismi değiştirildikten sonra Umumi Müffetişlik özel  rejimi ile baskıcı ve faşist bir rejimin insafına bırakıldı. Sonra da 1937-1938 yılları arasında katliamlar ve sürgünler başladı.

Demokratik Toplum Kongresi olarak 1937-1938 yılları arasında devlet eliyle yapılan Dersim Katliamını hala canlı olan öfkemizle lanetliyoruz. Bu katliamda yaşamını yitiren on binlerce onurlu Alevi Kürt insanımızı saygıyla anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Hiçbir katliam özgürlüğü ve onuru için direnen bir halkı durduracak güçte değildir. Katliam özelde Kürt Alevi toplumunun yaşadığı büyük bir trajedi olsa da Dersim her zaman tüm Kürt halkının onuru olmuştur.

Demokratik Toplum Kongresi olarak Dersim katliamı ile ilgili devleti yüzleşmeye çağırıyoruz. Öncelikle Dersim Arşivleri açılmalı, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklanmalıdır. Dersim ismi iade edilmeli ve Dersim halkından şahıslar ya da partiler adına değil devlet adına özür dilenmelidir. Bunun yanısıra katliamda insanlık suçu işleyenlerin isimleri açıklanmalı ve toplum vicdanında yargılanmalıdırlar. Bu günün vesilesi ile yine güncel anlamda Dersim’deki doğayı talan eden projeler iptal edilmeli, Dersim’in dağlarına ırkçılığı, milliyetçiliği ve halklar arasında nefreti simgeleyen yazıları yazanlar hakkında soruşturma başlatılmalıdır.

Demokratik Toplum Kongresi olarak Dersim Katliamı vesilesiyle demokratik kamuoyuna çağrımız şudur. Kürt Alevi toplumuna yapılmış bu katliam Kürt halkına ve tüm insanlığa yapılmıştır. Gelin bu katliamın arşivlerini ve gerçek suçlularının tespit etmek için sesimizi hep birlikte yükseltelim. Dersim’de bir insanlık suçu işlendi. Buna sadece katliamın yıl dönümünlerinde değil suçlular yargılana kadar, arşivler açılana kadar, mezar yerleri açıklanana kadar sessiz kalmayalım.

Halkımıza çağrımızdır. Kürt halkı Alevisi, Sünnisi, Ézidisiyle acılarını ve sevinçlerini ortaklaştırıp ulusal birliğini kurmadan bu katliamlardan kurtulamayacaktır. Halkımız Alevisi, Sünnisiyle başkalarının peşinden değil kendi hakikatinin kendi toplumunun peşinden gitmelidir. Halkımızı kendi tarihini insanı olmaya ve o tarihin değerlerine sahip çıkmaya çağırıyoruz. Onun için katliamlara, göçe, yoksulluğa ve asimilasyona karşı ulusal birliğimizi kurmak en acil görevimizdir. Halkımız nice katliamlardan geçse de herşeye rağmen bugün mücadelesini bir çok zeminde sürdürmektedir. Kürt halkı için hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Halkımız bu konuda yaşadığı her alanda bu onurla hareket etmelidir.

04.05.2020

DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİ