Demokratik Özerklik Çalıştay Sunuş

SUNUŞ

Demokratik Özerklik bilindiği üzere Kürtlerin önemli bir kısmı tarafından Kürt Sorununun çözümünde savunulan bir projedir. Kürt Siyasal Hareketi olarak biz bu modeli adım adım inşa ederken Demokratik Özerkliğin statik, dogmatik olmadığından hareketle onu geliştiren, derinleştiren bir çaba içinde olacağımızı belirtmek isteriz.  Bu anlayışımız doğrultusunda 12-13 Mayıs 2012 tarihinde “Kürt Sorunun Çözümü İçin Demokratik Özerklik Çalıştayı”nı düzenledik.

Dünya örneklerinin ön açıcı olacağı düşüncesiyle başta Sinn Fein Genel Başkan yardımcısı Raymond McCartney olmak üzere Bask ülkesinden, Katalonya’ dan Filistin’den değerli konuklarımız deneyimlerini bizlerle  paylaşmaya gelmişti.

Demokratik Özerkliğe ilgi duyan ve  yazan, akademisyen, siyasi parti temsilcileri, belediye başkanları,  sivil toplum kuruluşların temsilcileri, azınlık örgütlerinin temsilcilerinden  olmak üzere yaklaşık 50 kişi çalıştayımıza dahil oldu ve katkı sundu.

Demokratik Toplum Kongresinin ilgili komisyonlarınca hazırlanan ve sizinle de paylaştığımız sunumların ardından gelişen  verimli tartışmalar çalıştayımızın önemli bir boyutunu oluşturdu. İlerde bu tartışmalarında yer alacağı bir kitapçık da hazırlanacak.

Sunumlar ardından gelen eleştirileri kısaca  genel bağlamda özetlemek gerekirse öncelikle “Kürt Halkının statü talebi ile toplumsal eşitlik mücadelesinin fazlaca içiçe geçmiş olması” belirlemesinden bahsedebiliriz. Yine projenin fazla iddialı olduğu, küresel sistemin göz ardı edildiği eleştirisi vardı. Gerçekçilik vurgusu da sıklıkla yapıldı. Demokratik Özerkliğin bütünsel bir toplum öngörmesinin zafiyete yol açacağı  eleştirisi de söz konusuydu. Demokratik Özerkliğin fazla bölgesel çağrışımlarının da olduğu eklendi

Eleştirilerin diğer bir boyutu ise anti kapitalist vurgunun Kürt halkının bir kısmını ürküteceği ve bu projeye sıcak yaklaşmayacağı temelliydi.Farklı Kürt siyasi oluşumlarının bu model nedeniyle Demokratik Toplum Kongresi ve bileşenleri ile ortak hareket etmeyeceği vurgulandı.

Ayrıca demokratik sosyalizm şeklinde adlandırdığımız dünya görüşümüzün kapitalizmle ya hiç bağdaşmayacağı ya da onun içinde eriyebileceği belirtildi. Bu perspektifin kendini tanımlamada  kısıtlı olduğu vurgulandı.

Gerek sunumu yapan arkadaşlarımız gerekse diğer arkadaşlarımızın bu eleştiriler bağlamında geliştirdikleri açıklamaları da özetlemek yerinde olacaktır.  Temel önermemiz bu projenin hem tüm Türkiye’nin demokratikleşmesi anlamına  geldiği hem de Kürt sorunun eşitlik temelli çözümü mücadelesinden ayrılamayacağıydı. Esas ilkelerimizin belirgin, net olması hem pratikteki deneyimlerden hem de teorik katkı ve eleştirilerden faydalanmayacağımız anlamına gelmediği vurgulandı. Ayrıca kendimizi sürekli eleştirel süzgeçten geçirerek politikalarımızın oluşturulduğu belirtildi. Mücadelemizin temel desturunun ise “ilkede katı politikada esneklik” şeklinde tanımlanabileceği belirtildi. Bugün gelinen noktaya bu şekilde ulaşıldığının da altı çizildi.

Bu tartışmalar kuşkusuz bize oldukça faydalı oldu. Kendini geliştirmek için sürekli bir çabanın içinde olmanın önemi bir kez daha açığa çıktı. Çeşitli nedenlerle çalıştayımıza katılamayan sizlerin de sunumlar ve projenin geneli doğrultusunda yapacağınız eleştiri ve katkıların da bizim için değerli olduğunu belirtmek isteriz. Bu temelde değerlendirmelerinizi beklediğimizi ifade eder, ilginiz nedeniyle teşekkürlerimizi iletir, saygılarımızı sunarız.

DEMOKRATİK TOPLUM KONGRESİ