Saliha Aydeniz: Tekçi ittifaklar hangi yüzle Kürdistan’da çalışma yapacak?

 DTK Divan üyesi Saliha Aydeniz, HDP’nin ittifakların dışında tutulmak istenmesinin altında tekçi zihniyet ve Kürt sorununa yaklaşım olduğunu belirterek, “Kürtlerin Ortadoğu, Türkiye ve dünyada kendilerine yetebilirlik düzeyini herkes gördü. Bütün ittifak kuranların bundan bir çekincesi var. Bunlar Kürdistan bölgesinde hangi yüzle seçim çalışması yapacaklar” diye sordu.

AKP-MHP ittifakının aldığı erken seçim kararının ardından partiler tarafından “Millet” ve “Cumhur” ittifakları kurulurken, HDP bu ittifakların dışında kaldı. HDP ve temsil ettiği tüm ötekileştirilenlerin saf dışı bırakılmak istendiği yorumları yapılırken, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Divan üyesi Saliha Aydeniz, “Bunun tek nedeni vardır. Kürtler kendilerini tüm dünyada kanıtladı ve kendilerine yetebileceklerini gösterdi. Kürtlerin güçlenmesi istenmediği için ittifak yapılmadı” dedi.
‘7 Haziran ile başlayan bir süreç var’
Türkiye’de 7 Haziran ile beraber başlayan bir sürecin olduğunu, AKP’nin 2002 yılından bu yana iktidar olmasına ve politikalarını halkın “dur” dediğini aktaran Saliha, “7 Haziran’ı kabul etmeyip 1 Kasım sürecine varıldı. 1 Kasım sürecine varılırken hem HDP üzerinde hem de diğer sol sosyalistler üzerinde çok büyük baskılar, zulüm, seçim bürolarının yakılıp yıkılması, birçok kişinin gözaltına alınıp tutuklanması gibi olaylar yaşandı. 2016 yılında bir darbe girişimi yapıldı. Halklar bir bütün olarak bu darbeye karşı bir tutum göstermiştir. Fakat AKP kendi ifadesiyle bunu bir lütuf olarak gördü. Bu süreci kendi lehlerine dönüştürdüler” dedi.
‘Yasalar KHK’ler ile çıkarıldı’
Yaşananların ardından ilan edilen OHAL’in 7 kez uzatıldığını hatırlatan Saliha, “Ardından KHK’ler ile çıkarılmaya başlandı. 2002’den günümüze ‘reform’ adı altında, ‘kentsel dönüşüm’ adı altında, ‘4+4+4 eğitim sistemi’ adı altında, ‘sağlıkta dönüşüm’ adı altında yapmak istediği tüm reformların altında kaldı. Kendi yandaşlarınca belki alkışlandı ama halklar üzerindeki olumsuz etkisi sürekli dile getirildi. OHAL’den sonra başlatılan bir savaş dönemi vardı. Bu savaş konsepti özellikle Ortadoğu’da yaşanan ve özelinde Kürtler üzerindeki savaşta hem iç hem dış politikada da bir sıkışmışlık söz konusudur. Onun dışında 17 yıldır tek başına iktidarlığın vermiş olduğu sonuçları değerlendirdiğimizde, TC’nin 100 yıllık imha ve inkâr politikasının kat be kat artırarak devam ettirme geleneğini açıkça ortaya çıkardı” diye kaydetti.
‘Tekçi ve devletçi sistem hakim’
Tekçi ve devletçi sistemlerden çok halkçı ve demokratik sistemlerin oluşturulması gerektiğini vurgulayan Saliha, baskın seçim kararını da şöyle değerlendirdi: “Binlerce insan KHK’ler ile ihraç edildi. Çok sayıda esnaf kepenk kapattı. Aslında bu ekonomik sıkışmışlığın da göstergesidir. Ayrıca her yerde üretilen savaş malzemeleri alan bir ülkenin ekonomisi ne kadar ayakta kalabilir. Türkiye tarımda en iyi ülkeler arasında yer alırken şimdi ise buğdayı ve samanı bile yurt dışından alacak seviyeye geldi. Maalesef ki her alanda dışa bağımlı hale gelinmiş durumdadır.” dedi.
‘Sorun baraj sorunu değil’
Türkiye’de ‘sol’ adı altında ittifaklar kurulurken HDP’nin dışarıda bırakılmasını yorumlayan Saliha, “HDP için baraj sorunu olmadığı ve bundan dolayı ittifak kurulmadığı söyleniyor. Evet HDP’nin baraj sorunu yok ama sorun bu değil. Sorun tekçi zihniyetin oluşturduğu tahakküm sorunudur. Amaç var olan bir sisteme karşı mücadele etmektir ama Kürt sorunu demokratik ve barışçıl yollarla çözülmek istenmiyor. Kürtlerin Ortadoğu, Türkiye ve dünyada kendilerine yetebilirlik düzeyini herkes gördü. Ve bütün ittifak kuranların bundan bir çekincesi var. Bu ittifak kuran partiler Kürdistan bölgesinde nasıl seçim çalışması yapacaklar. Hangi yüzle seçim çalışması yapacaklar. Ya da sol sosyalist kesimlere ne vaat edecekler?” diye sordu.
KAYNAK: JINNEWS